Şiirin Ortak Paydası II – Kuram ve Çözümlemeler

Şiir üzerine iki ciltlik bir başyapıt

Şiirsel yaşamı canlı tutması gereken “işlevler” ile onları yerine getiren “kişi­ler” arasındaki ayrım üstünde özellikle durmak istiyorum. Çünkü bu ayrımın söz konusu olduğu yerde, şiiri canlı tu­tacak ya da yozlaştıracak duyarlı bir sı­nır var bence.

Önce ozanlık ile okurluk işlevini ele alalım. Kültürel gelişmişlik düzeyi bir yana, şiir yazma yetisi ile şiirden tadalma duyarlılığı (Buna “beğeni” diyorlar) birbirini ne zorunlu kı­lan, ne de engelleyen, ama karşılıklı olarak bütünleyen iki ayrı ruh durumunu belirler. Nitekim şiirsever bir toplu­mun yalnızca ozanlardan ya da yalnızca şiir okurlarından oluşması diye bir şey düşünülemez. Böyle bir toplum ne yara­tıcı olurdu, ne de ilginç… Tıpkı sinemasever bir toplumun yalnızca sinema yönetmenlerinden oluşmasına gerek bu­lunmadığı gibi. Her şiir okurunun ozan­lığa yeltendiği ya da ozanların kendilerinden başka şiir okuru bulamadığı bir toplum ne kadar komik olurdu değil mi? İşte “duyarlı sınır” dediğim ve ozanlık ile okurluğu birbirinden ayıran o çizgi, böyle bir komikliğe geçit verebilir.

Şiirin üretimi ile incelenmesi de ay­nı biçimde, birbirinden değişik iki işle­vi ve iki ruh durumunu belirler: Biri ötekini ne dışlar, ne de zorunlu olarak içerir; birbirini bütünlerler. Buraya bir şey eklemek istiyorum: Okur-ozan ilişkisi bir tür pazarlama gibidir ama bura­da bir nitelik arayışı söz konusudur, bir tür denetim söz konusudur. Bu anlamda bir işlevin kendi içindeki niteliği ayrıca tartışmaya açıktır.(s.168)

 

Mehmet Yalçın

Sayfa Sayısı: 440

Baskı: Aralık 2010

ISBN: 978-9944-0611-16-2

Fiyatı: 28 TL