ÜYELİK FORMU






Şifremi unuttum !
Kitaplardan Haberdar Olmak İçin... Kayıt Olun

Ziyaretçiler

Bugün48
Dün74
Bu Hafta530
Bu Ay316
Tamamı62215

Şu anda 24 ziyaretçi çevrimiçi
ANA SAYFA arrow BASINDA İKAROS arrow Şiir Hayattan Büyük müdür ? Onur Caymaz (Radikal Kitap)
Şiir Hayattan Büyük müdür ? Onur Caymaz (Radikal Kitap)
Murathan Mungan’ın bir yazısında okumuştum. Nükhet Duru, Beni Benimle Bırak’ın yeni duyulduğu günlerde bir taksiye biniyor. Radyoda söz konusu şarkı çalmaya başlıyor. Taksici, arka koltuktaki yolcuyu tanıyıp ona doğru dönerek, çok güzel söylemişsiniz abla, diyor. Sevdiniz mi, diye soruyor Duru. Taksici de sevdim ama beni benimle bırak ne demek anlamadım abla, diyor...

Oysa bu topraklarda insanlar 700 yıl önce Yunus’un bir ben vardır bende, benden içeri dizesini söylüyordu. O bilgi, deneyim, gün görmüşlük, devinim, birikim nasıl oldu da bugünün, deyim yerindeyse pislik çuvalına, yozluğuna, anlamsızlığına dönüştü? Mehmet Teoman’ın bu güzelim şarkısını anla(ya)mayan kimselerin dedelerinin dedeleri bu topraklarda sözün sırrına erdi belki... O fay hattı ne zaman çatladı da var olan bilgi bugüne aktarılamadı. Daha geriye gidelim haydi, yüzüklerin ve paraların efendilerini bayıla bayıla izleyenlerin çokluğu bilmiyor; 15.537 mısradan oluşan İlyada’yı, Homeros bu topraklarda söyledi... Bugün halen okunuyor, üstelik dikkat isterim, söyledi; yazmadı. Peki o zaman bizler bugün şiirin ölüp ölmediğini, daha nasıl yaşayacağını tartışıyorsak yanlış neredeydi ey şair !

O günlerden bugünlere nasıl gelindi? Bir kafeye gittiğinizde pahalı güneş gözlükleriyle, ithal gömleklerinin sonuna kadar açık düğmeleri ve siyah ceketleriyle, kel denebilecek denli kısa saçları, her daim kirli sakalları ve çok özendikleri abileri Polat Alemdarlarıyla bir dolu genç insan ne zaman yaratıldı? Ya oturdukları yerlerde hiçbir şeyden konuşamayan, son model kontörlü telefonlarıyla sürekli birbirinin resmini çeken, kafa tokuşturarak selamlaşan küpeli ama tespihli arkadaşlar? Ne zamandı? Peki bunlarda şairin payı...

Şiir ve Hayat 2008’de Okuduğumuz şiirlerin önemli bir kısmı şairin hayatı ile şiirin hayatı arasındaki mesafenin açıldığını gösteriyor bize. Şiirlerin çoğunda kendini kabartan bir yaşantı yok! Bu noktada şiir mi hayattan uzaklaşıyor yoksa hayat mı şiirden sorusunu, çeviri ustası Roza Hakmen ile Marcel Proust’u Türkçe’ye kazandıran; güpgüzel bir kitap olan İlk Kan’ın şairi Ahmet Güntan bakın nasıl cevaplıyor: Bu, bu yılın sorusu galiba. ... Hayat sanki bir cevher kavram gibi kullanılıyor, nedir hayat? Şiir niye hayata kucaklarını açsın? Bunu anlamıyorum, ama şiirin deney¬ (sen yaşantı demişsin) içermesinden söz ediyorsan, senin tersini düşünüyorum, son beş yıldır deney (tecrübe) şiire geri dönmüştür.

Hayat olmasaydı, şiir olur muydu diye soruyor ve hoşgeldin deney, deyip Şiir ve Hayat 2008’e dönüyoruz. İlk ben tanıtmıştım. 2005 Şiir ve Hayat diye çıkmıştı yola Şeref Bilsel ve Cenk Gündoğdu. Aradan üç sene geçti ve onlar bu güzel seçmeyi hazırlamaya devam ediyor. Yine Üç Nokta dergisiyle verilen kitap, bu kez İkaros Yayınları’ndan. Doğan Ergül ve Mehmet H. Doğan’a adanmış.

Mehmet H. Doğan, Şiir Defteri dizisi için Bugüne dek hazırlanan yıllıkların en iyisi, demişti. Mehmet Doğan’ın Adam Yıllıkları’nı kim unutabilir? Bu yıllık zamanla bir ölçü olmuştu. Seven de, sevmeyen de dikkatle izlerdi. Şiir Defteri de ilerki yıllarda böyle bir noktaya erişecektir, tabii bir iktidara ya da hizibe dönüşmezse...

Kitap Bilsel ve Gündoğdu’nun bildirisiyle açılmış, daha sonra dergilere dair söz düşümler ve 2007’nin poetik ortamı için hazırlanan bir soruşturma karşılıyor okuru. Soruşturmada dergilerden, Attila İlhan şiir ödülüne; şiir ve hayat ilişkisinden geçtiğimiz yıl yayımlanan şiir kitaplarına dek kapsayıcı bir bütünlük var. Burada Sinan Oruçoğlu ve Emel İrtem’in cevapları dikkat çekici.
Bilsel ve Gündoğdu, yıl içinde çıkan dergilerin handiyse hepsini tarayıp Arif Damar, Eray Canberk, Tarık Günersel ve Şükrü Erbaş’ın oluşturduğu kurula bu şiirleri bir takım sorular eşliğinde sunmuşlar. Burada Şükrü Erbaş’ın cevaplarını içeren doyurucu metnin önemini vurgulamak gerekiyor.

Ayrıca Cihan Oğuz 2007’de eleştiriyi; www.siirpenceresi.com ile tanıdığımız Özcan Erdoğan elektronik ortamda şiir ve fanzinleri, ÇN ile önemli bir boşluğu dolduran Tozan Alkan çeviri şiiri, Sezai Sarıoğlu ise yıl içinde yayımlanan dikkat çekici şiir kitaplarını incelemiş. Şiir ve Hayat geçen yılın şiir ortamını merak edenler için olayları, dosyaları, şiirleri ve şiir kitaplarıyla üç yüz sayfadan fazla bir şiir yolculuğu vaad ediyor.

Birde kitaptan çok önemli olduğunu düşündüğüm bir alıntı, Nilay Özer’den: Lirikten kurtulmayı denedik, şairanelikten kurtulmayı denedik, şiir çok gerçekçi olsun, gündelik hayatı ve konuşma dilini iletsin dedik, onu attık bunu attık bunu attık ve şiirin elinde ne kaldı sormak gerek. Ama bugün hâlâ etkilendiğimiz şiirlerde bunları aramıyor muyuz az çok, düşünmek gerek.

Kendi adıma ben arıyorum Nilay... Ne demiş şair, evet dağlıyım / hem yanardağlı... Böyle bir şey arıyorum...

 
© 2012 İkaros Yayınları