Şiirin Ortak Paydası II – Kuram ve Çözümlemeler

Şiir üzerine iki ciltlik bir başyapıt Şiirsel yaşamı canlı tutması gereken “işlevler” ile onları yerine getiren “kişi­ler” arasındaki ayrım üstünde özellikle durmak istiyorum. Çünkü bu ayrımın söz konusu olduğu yerde, şiiri canlı tu­tacak ya da yozlaştıracak duyarlı bir sı­nır var bence. Önce ozanlık ile okurluk işlevini ele alalım. Kültürel gelişmişlik düzeyi bir yana, şiir yazma yetisi ile şiirden tadalma duyarlılığı (Buna “beğeni” diyorlar) birbirini ne zorunlu kı­lan, ne de engelleyen, ama karşılıklı olarak bütünleyen iki ayrı ruh durumunu belirler. Nitekim şiirsever bir toplu­mun yalnızca ozanlardan ya da yalnızca şiir okurlarından oluşması diye bir şey düşünülemez. Böyle bir toplum ne yara­tıcı olurdu, ne de ilginç… Tıpkı sinemasever bir toplumun yalnızca sinema yönetmenlerinden oluşmasına gerek bu­lunmadığı gibi. Her şiir okurunun ozan­lığa yeltendiği ya da ozanların kendilerinden başka şiir okuru bulamadığı bir toplum ne kadar komik olurdu değil mi? İşte “duyarlı sınır” dediğim ve ozanlık ile okurluğu birbirinden ayıran o çizgi, böyle bir komikliğe geçit verebilir. Şiirin üretimi ile incelenmesi de ay­nı biçimde, birbirinden değişik iki işle­vi ve iki ruh durumunu belirler: Biri ötekini ne dışlar, ne de zorunlu olarak içerir; birbirini bütünlerler. Buraya bir şey eklemek istiyorum: Okur-ozan ilişkisi bir tür pazarlama gibidir ama bura­da bir nitelik arayışı söz konusudur, bir tür…

Şiirin Ortak Paydası I – Şiirbilime Giriş

Şiir üzerine iki ciltlik bir başyapıt Bu incelemeye konulan başlık, bir bakıma sözvermedir: İçerdiği savı tanıtlamakla yükümlü kılar yazarını. Hele de bu, Şiirin ortak paydası gibi savdolu bir başlıksa! Anlamı yeterince açık: Şiir, değişen bütün biçimlerine karşın, değişmeyen bir ilkeye dayanır. Bu ilke bütün şiirlerin ortak paydasıdır. Ancak şiirin ortak paydasını belirlemek bu yapıtın özel bir savı değil, çağdaş şiirbilimin genel tasarısıdır. Mehmet Yalçın burada izlediği amacın sınırlarını belirtirken şöyle diyor: “Ülkemizde şiire, hem üretim hem de eleştiri açısından duyulan ilgi geleneksel ve yaygındır. Dil ve yazın sorunlarına ilişkin bilimsel incelemeler de epeydir gündemde: İncelemelerin özü gibi dili de hem yandaş buluyor hem eleştiriliyor. Belli belirsiz yeni kavramların, yeni terimlerin baskını altındayız sanki. (…) Özellikle şiir sorunlarına gelince, bu alanda da başlı başına bir bilimin olabileceği düşüncesi fazla gündeme gelmiş değil. Bireysel nitelikli değerlendirmeleri bir yana bıraksak, dilbilim ve genel olarak yazınsal incelemelere verilen ağırlık henüz şiirbilime verilmemiştir. Biz hiç değilse böyle bir boşluğa ilgiyi çekmek amacıyla böyle bir incelemeye giriştik. (…) Şunu açıklıkla kabul edelim: Daha birçok alanda olduğu gibi dil, yazın ve sanat sorunlarına ilişkin kuramsal kaynağımız Batı’dır ya da Batı düşüncesi içinde yetişmiş araştırmacılarımızdır. Böyle bir kaynağı tanımadan, değerlendirmeden, aynı düzeyde kaynak oluşturmak o denli kolay değildir.”…

Cevat Çapan Şiiri ve Bana Düşlerini Anlat

Antalya Kültür Sanat Vakfı tarafından her yıl bir şairimize Altın Portakal Şiir Ödülü veriliyor. 12. yılında ödül, ‘Bana Düşlerini Anlat’ adlı eserinden yola çıkılarak Cevat Çapan’a değer görüldü. Altın Portakal Şiir Ödülü verilen şairin şiirlerinin değerlendirildiği sempozyuma sunulan bildiriler kitap olarak yayınlanıyor. Cevat Çapan şiirinin ele alındığı 12. Altın Portakal Şiir Sempozyumu’na sunulan bildirileri, “Cevat Çapan Şiiri ve Bana Düşlerini Anlat” başlığı altında yayımlıyoruz. Kitap içinde Ahmet Tüzün, Celal Fedai, İlyas Tunç, Mahmut Temizyürek, Michael Hulse, Mustafa Fırat, Mustafa Şerif Onaran, Orhan Koçak, Şükrü Erbaş, Tamer Gülbek, Turgay Fişekçi ve Yılmaz Arslan’ın Cevat Çapan şiiriyle ilgili değerlendirmeleri yer alıyor.         Hazırlayan: Antalya Altın Portakal Şiir Ödülü Sempozyum Bildirileri Sayfa Sayısı : 128 ISBN : 978-9944-0611-9-3 Baskı : Ocak 2010 Ölçü : 13.5 x 19.5 cm. Fiyatı : 10 TL

Lâle Müldür Şiiri ve Ultra-Zone’da Ultrason

Altın Portakal Şiir Ödülü, Antalya’dan şairlerimize gönülden verilen bir çiçek, bir destek… Antalya Kültür Sanat Vakfı (AKSAV), 1997’den beri, son derece yetkin seçici kurulların çabasıyla bu ödülü her yıl bir şaire veriyor.   2007 yılı ödülünü Lale Müldür ‘Ultra-Zone’da Ultrason’ adlı yapıtıyla aldı. Ödülü değerli kılan ise her yıl ödül alan şairin yapıtı için düzenlenen sempozyum ve sempozyum bildirilerinin kitaplaştırılmasıdır.  Elinizdeki kitapta, ödülün temelindeki yapıttan yola çıkan şair, yazar ve eleştirmenler, Lale Müldür’ün mor’a çalan şiir evrenine farklı yönlerden girmeyi deniyorlar.   Hazırlayan: Antalya Altın Portakal Şiir Ödülü Sempozyum Bildirileri Sayfa Sayısı : 168 ISBN : 978-9944-0611-9-3 Baskı : Mart 2008 Ölçü : 13.5 x 19.5 cm. Fiyatı : 10 TL

ŞİİR DEFTERİ Şiir ve Hayat 2011

Şeref Bilsel ile Cenk Gündoğdu tarafından bu yıl yedincisi okura sunulan, Mehmet H. Doğan’ın, ‘Bugüne kadar hazırlananların en iyisi’ dediği Şiir Defteri’ni takip edenler, bu çalışmada yer alan şiirlerin, sadece yıl içinde yayımlanan dergilerden seçildiğini fark etmiş olmalı.  Şiir Defteri, genç şairlere özellikle geniş yer açarken şiirde belli bir düzeyi yakalamış yeni eğilimleri ve arayışları da kapsamaktadır. Şiir Defteri, kendini sadece ‘doğrudan şiirle’ tamamlayan bir çalışma değil; kültür-sanat ortamımızdaki gelişmeleri, etkinlikleri, tartışmaları odağına alan, yer verdiği soruşturmalarda bu alanlara dair düşünceleri, yorumları da kayıt altına alan bir kitap. Bu kolektif çalışma içerisinde, şiir kitaplarının yanı sıra şiir üzerine kitaplar, dergiler, çeviri faaliyetleri, şiiri merkezine alan internet ve fanzin kültürüne dair yazılar; yıl içinde yayımlanmış kitapların neredeyse eksiksiz bir listesi ve edebiyat-sanat ortamından göç edenlerin biyografileri yer almaktadır.     Hazırlayan: Şeref Bilsel-Cenk Gündoğdu Sayfa Sayısı : 344 ISBN: 978-605-5717-24-7 Baskı: Nisan 2011 Ölçü : 13.5 x 19.5 cm. Fiyatı : 18 TL